Bir arkadaşımın paylaştığı Yılmaz Özdil’e ait bu yazıyı öylesine içlenerek okudum ki sizlerle paylaşmadan edemedim… Emineciğim tekrar teşekkürler…
——
Haliyle panik halindesiniz… “Nasıl anlarız? Genetiği değiştirilmiş organizma yemekten nasıl kurtuluruz?” filan.
Şöyle…
(daha fazla…)
[309] defa okundu.
Siz beni halâ anlayamadınız .
Ve anlamayacaksınız çağlarca da…
Hep tutturmuş “Yıl 1919, Mayıs’ın 19′u” diyorsunuz.
Ve eskimiş sözlerle beni övüyor, övüyorsunuz .
Mustafa Kemâl’i anlamak bu değil,
Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil.
Bırakın o altın yaprağı artık,
bırakın rahat etsin anılarda şehitler.
Siz bana, neler yaptınız ondan haber verin.
Hakkından gelebildiniz mi yokluğun, sefaletin ?
Mustafa Kemâl’i anlamak yerinde saymak değil.
Mustafa Kemâl’in ülküsü, sadece söz değil.
[273] defa okundu.
“Yetiştirdiği her insanı yeniden kullanabilen toplum, akılcı, uygar, ileri bir toplumdur. Ancak, yetişkin insanların en iyilerini öğretmenlik mesleğine seçebilen toplum en güçlü toplumdur.” Japon eğitim felsefesinin temelini oluşturan bu sözleri ilk okuduğumdan beri hem Japon toplumuna olan saygım giderek arttı, hem de her geçen gün kendi ülkemdeki eğitim düzenini ve vatandaşlık kavramını daha eleştirel bir gözle incelemeye başladım. “Türkiyemizin eğitim sistemi bütün ihtiyaçlarımızı karşılıyor mu?”, “Öğretmenlerimiz gerçekten en iyilerden mi seçiliyor?”, dolaysıyla, “Biz demir gibi güçlü bir toplum muyuz?” diye yıllarca sordum ve soruyorum kendime. Çok isterdim bir öğretmen adayı olarak var gücümle “Evet” diye bağırabilmeyi. Ne yazık ki halimiz acınası.
[229] defa okundu.